Tüm toplumlarda evli erkeği ayartan kadın; fettandır, aşiftedir, kaltaktır, yuva yıkandır (2 gün önce Herb kullandı bu ifadeyi: “Yuva yıkanın, yuvası olmazmış”. Hadi canım, sen de. Ben pek çok örneğine şahidim valla. “Atı alan, Üsküdar’ı her zaman geçer!”
Aynı terane “aza kanaat etmeyen, çoğu bulamaz” olarak da başka bir iktidar alanında kullanılmıştır mesela. Fukara yoldan çıkmamalı tabii. Karnı doysun, daha ne? Oysa her kapitalist gayet iyi bilir: Risk yoksa, kazanç da yoktur.
Egemen güçler her zaman durumu korumak için bir şeyler uydururlar. Oyunun kuralını onlar koyarlar çünkü. Toplum yüzdesinde çoğunlukta olmak, evet bir güçtür. Tabii ki toplumun evlileri statükolarını korumak için bir takım ahlak kuralları icat edecek: Yuva yıkanın, yuvası olmaz. Hah. Kıçımın kenarı. Evli gözüyle tabloya bakarsak benim zaten elimde bir şey yok; sence kaybedecek neyim olabilir?:)
Dünya üzerindeki tüm toplumlarda evli olmak aynen zengin olmak gibi bir iktidar biçimi. Fakirsen yaşadığın ezikliği, belli bir yaşa geldiğinde bekarsan (ve özellikle kadınsan) toplum sana yaşatır.
Geçen hafta yolu yarılamış ve muhtemel bu blogun okuru 2 kadın arkadaşla laflıyoruz (biri taze evli, diğeri belli ki evlenmekten ümitli) hayatı bunlara zindan eden yaşlı bir kadından konu açıldı: “Evde kalmış cadaloz” olarak bahsi geçti teyzenin (bilinçaltı okuması: evlenmemiş, seçilmemiş, sevilmemiş, kompleksli, o yüzden de kadın düşmanı ve kötü).
Çeşitli konularda doğuştan yetenekli, bunların uzantısı olarak da hayatı boyu iddialılığı kaybetmemiş, yeri öptüğü nadir anlarda her zaman yapıştığı yerden kalkmayı bilmiş bir kadın olarak; hem sevgiyi bol yaşadım, hem düşmanlığı/ çekememezliği. İstemeden de olsa, sadece doğam gereği, birilerinin varoluşunu zedelemişim; kinlenmedim açıkçası sevmeyenlere. Tahminen yaş ilerledikçe ardımdan birileri bayağı söylecek: Evde kalmış pis cadaloz!:)
Çerez Tabağı Teoremi'ni okumamla başladı bu yazı oluşmaya. Sona kalan, dona kalmaya mahkum mu cidden?
Teoreme göre; “Bir kuruyemiş tabağı kalabalık bir grubun önüne geldiği zaman sırasıyla önce antep fıstıkları, ardından bademler, sonra fındıklar gider. En sona beyaz ve sarı leblebiler kalır. Eğer belli bir yaşa kadar evlenmemişsen de durum farklı olmaz. Ya kalan leblebiler ve ayçekirdekleri ile idare edersin, ya da olur a bir fıstık bulurum diye tabağı karıştırır durursun.”
Neyse, yine uzattım lafı. Aslında diyeceğim şuydu: Olur da şu bloga, evlenmeyi kafaya koymuş ve uyanık olamayıp sona kalmış bir kadıncağız düşerse bence “evli/boşanmış erkekleri” hedef kitlenin en başına koymalı.
Stratejik açıdan olayları değerlendirirsek; (1) Bir kere evlenen, istatistiklere göre yine evlenir. (2) En kolay avlar evli erkeklerdir. (3) Başka bir kadın tarafından gereken ön yontulma tamamlanmıştır, evlilik hayatı biraz kolaylaşır. (4) Iyi koca olduğunu bildiğin bir adama talip olmamak; arkadaşının çalıştığı ve harika olduğunu bildiğin işi reddetmek; toplumca denenmiş bir marka yerine aynı parayı verip noname bir marka satın almak; herkes Paris’e giderken, Ürdün-Yemen kasmaktır. Vakit darsa, imkanlar kısıtlıysa, akıllılar sürekli egonuza bir çentik atıyorsa, çerez tabağındaki tüm bademler/antep fıstıkları bitmiş, tüm dünya size gerizekalı der gibi bakıyorsa... Zaman, aç kalmamak için çalmak... Ölmemek için öldürmek zamanıdır.
Ben çift olmak isteseydim, dişi kırma pahasına antep fıstıktan şaşmazdım. Yeterince dişli olmayanlar napsın? `Evde kalmış cadaloz`ların sayısını biraz azaltmak, dul sayısını biraz artırmak; günün moda lafıyla "başları ayak, ayakları baş" yapmak ilginç toplumsal deneyimlere ve belki de mamasözleri türemesine olanak sağlamaz mıydı? :)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
15 yorum:
Beni evden kovdun çalışıcam diye. Bu muydu yaptığın?
Benim bu konuya yaklaşımımı biliyorsunuz. Evlenmek bahane çocuk şahane. Hehehe.
olaylar tam olarak şöyle gelişti:
- wuthering yorum bırakmış, şu bekarlık bildirgesi ilginç olabilir demiş. ee, havaya girdik tabii. hmm, dedik, bi düşünelim.
- sonra bekarlık üzerine sanal alemlerde ne varmış diye bi göz atiiim dedim. çeşitli kadın yazarların evlilik güzellemelerine denk geldim. ortak noktaları, bekar kadın en nihayetinde depresyona girer.
- sonra hafif hafif uyuzluk yükselmeye başladı içimde. biz ne zaman "loser" olmuştuk? seçimlerimiz yüzünden ezik mi kalacaktık?
- sonra, heyytt, dağıtırım uleyyn oldum. yaşasın, kaltaklık hakkı oldum.
- unuttum bildirge filan.
neyse, gün ışığı itibariyle kızsal karar değiştirme hakkımı kullanmak istiyorum! herkes otursun edebiynen. topluma kötü örnek olmayalim efenimm. insan insana muhtaç!
hafiyanım, "3 reyting de olsa benden size gitmesin" diyerek uçurduğun bekarlar hanı linkini yerine hala eklememişsin. rüzgar eken, fırtına biçer. şu sıra rüzgarları fırtınaya çevirmeye yatkın bir ruh halindeyim. güzel güzel komşuluk edelim, he mi? dediğim gibi; insan insan muhtaç. ve kibir tüm kötülüklerin anasıdır:)
gençlik boşuna korkmuyor mama'dan. bazen ben bile korkuyorum ayol:)
Zamanında bir antep fıstığı bulmaya çalışsan daha kolay olmaz mı? Sonradan başkasının antep fıstığını çalmaya çalışmak çok yıpratır, hele bir de çalamazsan ezikliğin en büyüğünü yaşarsın..Üff çok fena ya..:)
Sen buraya yeni düştün galiba, Ritsacığım?
Zamanında yedi bitirdi bütün antep fıstıklarını Mama. Onun canı ne zaman isterse o zaman yer, tamam mı?
ritsa kendisi bayat leblebi bulduğu için ah bi fıstık fındık bişey bulsam diye içleniyor.
erkeklerin daha genç tabaklarda da fıstık kovalayabilmek gibi bir avantajı olacağını düşünerek avutuyorum kendimi, etrafta baba sevgisine aç bir sürü hanım kız var, ak düşerse şakalarıma bu alemde kimse tutamaz beni, bak buraya yazıyorum.
ritsa bence bayat leblebiden de mi olacağız endişesinde. gereken direkt ve indirekt mesajları bırakmış sağa sola:) asıl bunlar yıpratır insanı. gel güzel ritsa'cım, sen de tehlikeli bekar ol. tüm mülkler yüktür!
abiye not (o kendini bilir): işini bozmuyorum di mi? :)
duella bizim bildirge ne olacak peki? cok heveslenmistim ben yafu..
bu arada, sahsim olaraktan baskasi ile olana yan bakmaktan hoslanmam..
hayat bana, herkesin kaltaklik hakki oldugunu, sen vermesen dahi bu hakkin her sekilde kullanildigini, her koyunun kendi bacagindan asildigini ama bunu baskasina yapabilme potansiyeli olan kisilerin, gun olup devran dondugunde, benim totomda patladigini da bizzat muteaddit kereler test ettirip onaylatti..
bu nedenle, gecmis deneyimler muvacehesinde, kendilerinden uzak durmayi feci sekilde tercih ediyorum..
ayrica ben birini begenip secersem o fistik olur zaten.. millete illa findik-fistik diye yaglayip ballamam mi gerek?.. benim icin fistik olan fistiktir.. baskasina leblebi gorunse ne yazar? hatta isime bile yarar :P
Karisini senin icin terkeden zirzop, seni de bir sonraki karisi icin terkeder. O yuzden, mantikli bir strateji degil bence. Bastan arizali, aldatmaya meyilli adam aliyorsun. Hem evlenmemis erkekler leblebiyse, sen de leblebi oluyorsun, bu mantiga gore. Sen fistiksan, etrafta da sana uygun fistiklar kalmis demektir.
isimsizligi tercih eden ama kim oldugunu bildigim okur!:)
23-25 mayis arasinda han'in altin kizlari & komsularin en tatlisi sawyer'in nyc bulusmasi var. gel istersen. bikac yas yaslandiralim seni:)
aaaaa! tü! bana alenen leblebi demişlerrrr! tamam ara sıra insanlara gaz yaptığım doğru da, şimdi insanın hem arkasından hem de yüzüne karşı leblebisin denmez ki, ayıp. bakın toz olurum ağzınızı yapıştırırım konuşamazsınız haa :)ben leblebi diye üç renkli kedilere derim, çok da severim onları. ne alakası varsa şimdi.
evli adamları ayartmayalım bence de günah çoluğa çocuğa, hem aldatmak hayat felsefesidir bence, bi kere yapılması tekarlanacağının garantisidir. dersen ki beni bozmaz, ölümlü dünya, o ayrı. bana alırsa lellebi olsun da düzgün olsun, başkasının tükürdüğü fısıktan kime ne hayır gelecek :)
yayok ( bakacaka olursan kelime doğrulama da bei onayladı)
son cmle pek olmamış baştan alıyorum
... bana kalırsa leblebi olsun da...
hafiye'nin link duruyor, oradan geldim.
yazının ilk kısmına bir deyiş eklemesi: para parayı çeker.
evlilik muhabbetinde, evlenenler de bir ısrar bir kıyamet "aman müthiş birşey illa evlen", insanda şüphe uyandırıyor. "biz yandık, sen de yan, herkes yansın" diye mi?
hafiyenin link tehdit üzerine yeniden eklendi diyeyim :)
33 yaşında bekarım. evlenemedim ne yapayım. suç benim mi yoksa beni görmeyen kadınların ve kızların mı? yuh olsun kadınlara...
Yorum Gönder