"İlkel ve basit bir canlı insan, hayatı da aynen kendisi gibi. Onca yıl hep benim göremediğim büyülü ve anlamlı bir şey var sandım bu hayatta, her seferinde daha büyük düş kırıklıklarıyla öğrendim aksini".
Ben de cok uzun yıllar senin aradığın şekilde aradım anlamı, senin bulamadığın şekilde bulamadım. Bana yanlış izler bırakan, yanlış soruların peşinde koşturan fikir insanlarına küfrettim hatta bir ara. Sonra farkettim ki, ilkel ve basit olan ihtiyaçlar. Büyülü olansa yaşam mücadelesi. İhtiyacı elde etmeye giden yolda, yolculuğun kendisi. Nasıl bir yolcu olmak istiyorsun sen Ali?
Doğada tüm canlılar önce can bulur, yemek yer, dışkılar, hayatta kalma içgüdüsüyle ortama adapte olur, ürer ve ölür. Aynen yazdığın gibi, gayet basit olan bir yaşam döngüsü. İtirazım, insanların ilkel ve basit olduğunu düşünmene.
Doruk sağolsun, vaktiyle kafamı kurcalamış bir konuyu hatırlattı: Bencil Gen Teorisi. Richard Dawkins 'Gen Bencildir' isimli kitabında, iddiasına "Bizler, hayatını sürdürmeye çalışan makineleriz. Gen denilen bencil molekülleri korumaya programlanmış robotlardan farkımız yok" ile başlıyor. "Dünya üzerinde yalnızca biz insanlar, bencil genlerin zorbalığına karşı başkaldırabiliyoruz" ile bitiriyor.
İnsanı ayırmalı yani diğer canlılardan; doğasıyla mücadeleye kalkışan tek canlı insan çünkü.
"... Neden yazıyoruz allahaşkına? Psikolojimizin köklerine inmiş, bir kartograf inceliğiyle ruh haritamızı çıkarmış yazarları düşünün, bize somut ne kazandırdılar? ... Evet, aydınlanıyoruz, kendimizi daha iyi tanıyoruz falan da, kendimizi daha iyi tanımamızı hangi yararlı amaç için kullandık ki bugüne kadar? "
Sadece bencil doğamızla başetmek için bile kendimizi tanımamızdan daha yararlı bir amaç düşünemiyorum açıkçası. Hep söylenmez mi? Dünyayı düzeltmeye önce kendinden başlayacaksın. Önce sen doğaya saygılı olacaksın, önce sen çocuğunu dövmeyeceksin, önce sen!
Hep kazanmak isteyen doğam, kazanmanın yollarını da biliyor aksilik. Hep kazanmamak için kendimi bazen zor tutuyorum Ali. Grafiğimiz hep yukarıya çıksa, kaç kişi altımızda kalacak? Gerçekten gerek var mı bu kadar çok kazanmaya?
Hayatında okuma yazmadan başka bir şey öğrenmeye ihtiyacı olmamış, sekiz silindirli jiplerinde ot çekip koca kıçlı zenci kadınlarını elleyen hiphopçuları neden küçük görüyoruz ki? Hepimiz eşitsek, onlar esrar çekip kıç ellemekten, bense Kürk Mantolu Madonna okumaktan zevk alıyorsam benim onlardan ne üstünlüğüm var?
Buradan sana bakıyorum; İstanbul'daki Düella, sadece satırlarından tanıdığı Pennsylvania'daki Ali'ye bakıyor ve onda büyülü bir anlam görüyor. Doğasına başkaldıran, daha güzel, daha ahlaklı, daha insancıl bir birey olmaya çalışan Ali'den yaşam sevinci, doğasıyla başetme gücü, umut doğuruyor. Sen burada bir anlam görmüyor musun Ali? Neden yazıyorsan yaz. Ben bu yüzden okuyorum seni. Hayatta kalma mücadelem devam ederken, yine de hayatı şiirselleştirmeye, oyunlaştırmaya,"bir kelimeden bin anlam" doğurmaya çalışıyorum. Doğama nanik yapıyorum fırsat buldukça. Sen burada bir mucize görmüyor musun cidden?
Tabii ki jipli amcanında yaşamaya hakkı var, ama ikisinden birine yer yok deseler, oyum sana giderdi. Çünkü senin doğan terbiyeli. Çünkü senin varlığın benim dünyadaki varoluşumu destekler nitelikte. Çünkü sana karşı kaybedebilirim, jipli popo şaplakçısı amcaya kaybettiğim an yok olurum.
Gece gece yordun beni bilahi Ali:) Oysa bugüne dair anlatacak çok şey vardı. Ilk go-kart deneyimimi yaşadım, İstanbul üstünde helikopter ile turladım, az daha tanımadığım bir Somalili'ye evlenme teklifi yollayacaktım (birkaç insanın hayatına karşılık benim müzmin bekarlığım; feda olsun diyesim geldi vallahi). Bugün mamalar günü! Puerto Rico'da salsa yapan Ruty&Amanda'ya selamlar olsun bi de. Gezmeyi tozmayı bırakın da biraz yazı yazın. Kıçım çıkıyor burada yazı yetiştiricem diye. Mama olmak kolay mı? Ahh ahh.
1 yorum:
Inancsiz bir animdaydim o yaziyi yazarken, zaman zaman inancsiz olmak inandiklarimizi sorgulamamiz icin gereken saglikli bir sey galiba.
Bencil Gen Teorisi ilgincmis. Yilmaz Erdogan misali, "serrefsizim aklima gelmisti" diyecegim seylerden biri. Insan eger bugune kadar kendi genlerine karsi gelmeseydi bugun saplakci amcalarin kliplerindeki o jipler de olmazdi.
Benim sinir oldugum sey ise dunya uzerindeki butun kulturlerin sanki ortaklasa karar almis gibi ilkellesmeye, o bencil genlerin kolesi olmaya dogru ters bir evrim surecine girmesi. Amerika'da bunu ilk elden gordum, Turkiye de amerikalastikca bu sureci yasamaya devam ediyor. Sam amcanin "rogue state" olarak belleyip dislerini biledigi bazi dogu ulkeleri ve radikal gruplar retorik olarak bu gidisata karsi, benimse onlardan pek umudum yok; ulasacagimiz hedef kadar hedefe ulasirken sectigimiz yol da onemlidir cunku.
Uzun lafin kisasi, teknoloji ilerledikce ve refah arttikca insan bir yandan uygarlasirken diger yandan da kendi dogasina yenik dusmeye basliyor. Bu gidisattan oldukca rahatsizim ve bu duruma karsi gelistirilmis geleneksel muhafazakar soylemler beni tatmin etmiyor. Gunun birinde biri beni ikna eder veya kendi soylemimi yaratirim diye umuyorum artik.
Bu kadar emek gosterip bana cevap yazdigin icin cok sagol bu arada!
Yorum Gönder