Perşembe akşam 'fatura davası' ve 'banyo ampulü davası' sonuçlanmış, hafiye kocasını hücre hapsine mahkum edip, kendisi de bohçasını alarak pansiyona sığınma talebinde bulunmuştu ki... hops dedim, önce bir çin yemeği yiyelim. Davalı, davacı, halk jürisi (çıtır frvr) ve yargıç olarak Akatlar'da toplaştık. Akşamın geç saatlerine dek süren muhabbet sonucu evli evine, hanlı hanına yollandı.
Pansiyon'un kapısını bir açtım, evde bir bebek! Kuzen Larry'nin ablası bebeği Dilara ile çıkagelmiş. Dilara henüz 1,5 yaşında. Tanışıklığımızın 30. saniyesi TV'de çalan müzikle oynamaya başladık karşılıklı. O benim saç sallama hareketime bayıldı. Ben de onun kalça kıvırtma hareketine. İşte genetik bağ böyle bişi. Bu oynak sıpa kesinlikle benim akrabam, oldum.
Bizim velet vaktiyle vermiş coşkuyu ki ortama, bağırdığı anda beşikte sersemletmek suretiyle uyutulmaya alıştırılmış. Ahh benim köylü ülkem! Pansiyonun evine ipler gerildi, çarşaftan beşik yaratıldı, oynak sıpa bağırtılar arasında güç bela uyutuldu.
Yüzde yüz uykusuz bir gecenin ardından, koltukta bari 10 dk kestiriim derkennn... velet uyandı, paytak paytak yanıma gelip öptü beni. Bu yaşta bir velet niye böyle bir şey yapıyor? Bu tavlama yöntemleri ne zaman, nasıl öğrenildi? Haydaaa oldum. Yani içim bir sevgi-şefkat yanardağına dönüşmedi tabii ama güzel bi his yine de. Karşı mahallenin kalesine bi gol atmak gibi geçici bi sevinç hali. Velet beni seviyoo.
Yine daldım uykunun derinliklerine. 5 dk ya geçti ya geçmedi. Ultraa ciyakk Dilara sesiyle zıpladım yerimden. Sanırsınız çocuğun iç organları yerinden sökülüyor! Anası eğitime gitmiş, bebek Kuzen Larry gözetimine bırakılmış. Tam o dakika bir de kapı çaldı. Arabamı çekeymişim, sokağa kamyon gelecekmiş! Bağırtılar arasında eli ayağına dolanmış kuzeni arabaya yolladım.
Mama Sutra Toga Master olarak, ulen dedim, 5 dk ben bu çocuğa bakabilirimm! Hem o kadar göbek attık, hem velet beni sabah geldi öptü bile. Çocuklarla aramdaki yüzyıllık husumet bitti mi ne? Hıhı. Mama saflığı işte.
Üç karışlık bir çocuktan o kadar derin bir ses nasıl çıkabilir inanın en ufak bir fikrim yok. Önce ben de ona bağırdım, yüksek desibelden. Iı, yemedi. Sadece sesinin gürlüğüne bir de akan sümük eklendi. Sonra kucağıma alip, gezdirmeyi denedim. Suratıma indirdi. Biraz kollarından sarsimm dedim (akıllı olmazsan birazdan sopa geliyoo sinyali vermek bağlamında). Bağırtı, sümükkk ve gözyaşlarına bir de sarsıcı iç çekmeleri eklendi. En iyisi ben bunu kendi haline bırakiim, oldum. Diyebildiği tek kelime olan ınnneeee eşliğinde ayakkabılarını yerden aldı, pattırı pattırı yarı yuvarlanarak elde ayakkabılar, kendini banyo kapısının arkasına sakladı.
Sabah sabah evimde terkedilme travması yaşayan bir sümüklü velettt. Alllaammm, napıceiim?
O dakika Larry geldi. Benden önce ona sümküren sıpa yine ınneeee diye bağırarak koşup dayısına sarıldı. 10 dk kadar daha içli içli hönkürmeyi sürdürdü. Çocuk psikolojisi çok ilginçmiş ayol. İyiyle kötünün andan ana değiştiği bu dramadan hiçbi şey annamadım:) Acaba bebekliğimde anam her gün işe giderken ellerine bırakıldığım bakıcıların ittirip kaktırmalarının mı bilinmez travmasını yaşıyorum hala ben de?
Son sannede yattım yatağa. Larry Dilara'yi giydirdi, dışarı için hazırladı. Keyfi yerine geldi çocuğun. Yine yatağıma geldi, beni kendi kendine öptü, giderken tüm bebeklerin meşhurr bay bayyy hareketini çekti bir bildiği varmış gibi. Bir, haydaaa, daha benden. Kalktım, kahve yaptım. Uyumak bugün haram belli ki.
Merak, yaşamak için ne kadar itici bir duygu diye düşündüm. Yaşamın anlamını filan geçelim. Gündelik hayatta çözülmeyi bekleyen milyon sır var hala. Hayat dediğimiz bu milyon sırrın birarada olduğu derin bir bulmaca sanki. Bunları merak etmek, anlamaya çalışmak ne kadar oyalayıcı.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
3 yorum:
çocuk denen küçük, sevimli ama bir o kadar da delirtici olan insan yawrusu, eğlenceli bir unsur olsa da ben kendisini bir kuple sevmelik kıvamda alabiliyorum ancak.. çünkü hem cocuk psikolojisinden anlamiyorum hem de onun seviyesine inmiş gibi yaparaktan onunla oynayabiliyorum.. amaaa.. butun bu okuzluklerime ragmen su an tek olan -ileride sayica artarak cogalmasi beklenen- yegenime icimin gittigini de ayrica ve acikca beyan etmek isterim..
yine de bu cocuklarin anlik degisiklikler ile ilerleyen ruh hallerini anlayabilmis degilim.. yine de onlar icin "amaann cocuk iste.." gibi bir bahane bulabilirken buyuk ama kucukler icin ne yapmali acep?
pek muhterem duella, nerede bizim bildirge yafuuu?? zincirlikuyu'ya gittik bir ve geldik tamam ama ya sonrasi?..
Sen de doğurmalısın diyorum sana. Senin kadar meraklı bir tip nasıl oluyor da kafadan tecrübe etmeden atlıyor bunu, ben anlamıyorum.
gxwdgıjnjknq
Yorum Gönder