Sabah evimin sokağında arabayla ilerliyordum; köşede bir adam. Yanından geçip yan sokağa dönecektim. Tam dönemeçte tık diye bir ses, sağ aynaya bir şey çarptı. Sese irkilip durdum, köşedeki adam acıklı bir yüzle ayağını gösteriyor.
"Hemen atlayın, hastaneye gidiyoruz" dedim. On metre yol almıştık ki, zaten kendisinin Çapa'ya gittiğini, yeni yola girerek çevre yoluna bağlanmamızı söyledi. Tınlamadım adamı. Nispetiye Caddesi'ne çıktım. Evin yakınlarında 3-5 özel hastane var. Adam azimle benimle hastaneye gitmemeye çalıştı. "Ne gerek var. Benim kuzen Çapa'da görevli. Kızımın da kolu kırık, Çapa'da beni bekliyor. Ben hemmen oraya gitmeliyim abla. Taksi bekliyordum köşede". Bu arada da hatırlayamadığım için aktaramayacağım dini bir takım ifadeler ile hakkını helal etmişliğini söylemeler vs...
Adama ayakkabısını ve çorabını çıkarttırdım (evet, garip bir sahneydi; bir ezilme belirtisi saptamadım). Benim "bırakmam seni, hastane şurası" ısrarlarıma rağmen, adamın "sen biraz para versen, cebimde 10 YTL var" diyerek arabadan kaçar gibi inmesi... Garipti.
İhtimaller:
(a) Ayağını ezdiğim bir adamı 3 kuruş vererek yolda bırakmış olabilirim.
(b) Ayak filan ezilmedi, olay tamamen dümendi, o çevre yolu ilginç olaylara gebeydi (Adam ucuz atlattı yani!).
Her hücrem "b" diyor. Vebali boynuma...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
4 yorum:
kırsaydın kafasını şerefsizin
sonu husranla bitmedikce boyle olaylar bana tomaz. belki de o yuzden basimdan eksik olmaz.
keske yurdum insani, firildak cevirme konusundaki yaraticiligi baska alanlara aktarabilse.
ilginc bir deneyim olmus gercekten de.. ama sanirim bence de (b) şıkkı gecerli..
bence adam uzaylı. :) kalıbımı basarım.
Yorum Gönder