15 Ekim 2008

Nasıl Yani?

Geçen gün 2 ayda bir gittiğim üzere, kuaföre uğradım. Rutin dialoglar aramızda tekrar etti.

- Ahmet abii, ben tüm kuaförlere uyuz oluyorum. Üç model biliyorsunuz, herkese çakıyorsunuz...
- Ahmet abiii, gene kafamı Semranım'ın Papatyaları gibi yaptıınnn.
- Ahmet abiii, andropoza girdin di mi? Valla gördüm, bakıyordun kızaaa..
- Ahmet abiii, Tony&Guy'da bir saç kestirdim, asgari ücret bıraktım ama kredi kartımın limiti yükseldii ay sonunda. Genç, yakışıklı ve trendy kuaförlere helal olsun asgari ücret beee. Hehe.
- Neclaa, yolma o tırnaağı, ayyy, offf, püfff, canım yanıyooooo. Yetti bee...
- Neclaaa, yahuu bırak o parçayı! Batık matık yok. Ya havle...

Bu sefer hızımı alamayıp, manikür yapıcam ayağına parmağımın bir bölümünü uçuran Necla'yı tırnaklamış olabilirim. Bu konuda konuşmak istemiyorum ama:)

Onlar da hiç aşağıda kalmaz, aynen giydirir lafları .

- Gördüğüm kadarıyla beni hiç aldatmamışsın, bu ayak tırnakları 2 aydır hiç mi kesilmedi?
- Nasıl uyumuştun saçın yıkanırken koltukta. Sefil Düellaaa. Hala aklımıza geldikçe gülüyoruz.
- Ohh, 5 kilo daha almışssın. Yakışmış ama yeminle bak. Kan gelmiş yüzüne.


Böyle apır sapır konuşuruz. Ben "paramla rezil oldum" yine diye söylenirim. Onlar "kafamız şişti" filan der, yuvarlanıp gideriz yıllardır. Birbirimizi gönülden severiz yani:) Söylenene göre benim uğrayacağım saat gelmek isteyen müşterileri varmış. Öyle şenlikli bir ortama dönüşür kuaför salonu.

Neyse, asıl lafımı unuttum yine. Geçenlerde düğün varmış; kuaföre salonu her zamankinden kalabalık. Ritüel dialoglarımızı fiskos yapıyoruz aramızda. Arka arkaya türbanlı kadınlar gelip randevu alıyor. İlk defa duyduğum için ilginç geldi. Türban bağlamanın da binbir yolu varmış. Düğün dernek zamanları, aynen topuz yaptırmak gibi gül şeklinde vs türban bağlanırmış. "Nasıl yanii?" oldum. Cehaletime şaşırdım.

8 yorum:

Herbert dedi ki...

bu iş için kuaför ne alaka ki? terzi daha mantıklı bi seçim olmaz mı?

Consultoceans dedi ki...

Düella, şu anlattığın kişisel bakım hikayesi üzerine aslında türbanı pratik bir çözüm olarak düşünebilirsin. :)

Herbert, kız gelin olacak. Diğer kapalı kadın gürühu da muhtemelen dünürler, arkadaşlar vs. Kapalı da olsa şekil yapmak hakları. Bekarlar Hanı'nda yazdığına göre suratına bir ton Kryolan makyaj malzemesi sürülmeden, kıl, tüy, manikür, pedikür işleriylen uğraşmadan gelin olmanın caiz olmadığını henüz tecrübe etmemişsin gibime geldi. Bak sen damat tarafı olacaksın, kuaföre gidecek bütün o kadınların milyarlık hesabını ödeyeceğini de bil... :)

Türbanlı gelin demişken pıliiz sii (kızcağız adına üzüldüm ama): http://www.nytimes.com/2008/10/14/world/europe/14turkey.html?hp

Duella dedi ki...

terzi mi? temiz bir yaklasim olmus:)

dumbelek, blog yapmissin kendine. hayirli olsun! turban degil de forma bayagi pratik olurdu.

Consultoceans dedi ki...

düella,

sağolasın. blog senelerdir var da, comment moment derken elim alıştı 30-day trial da işin bahanesi oldu.

bu sabah ne giyeceğini bilememe halleri en eğitilebilir yetişme çağlarımızın önlük-forma ziyan edilmesiyle ilgili. Bu yüzden de tayyör döpiyes vs. özel sektör memurları olsun, devlet memurları olsun hepsi tarafından forma niyetine benimsenir.

bu sabah 7'de kalkmamla servise binmem arasındaki 10 dk.da siyah takım elbisemi giymiş, sağlıklı kahvaltı alışverişimi ve gym bag'imi almış ve el çantamı almış, gayet prezentabl (sabah 7:10 itibariyle) görünmekteydim. :)

Wuthering dedi ki...

kuafore gitmekten nefret ediyorum.. ya da en azindan kalben ferahlamam icin bazi islemlerin erkeklere de uygulanmasini talep ediyorum..

soylemis miydim? kuafore gitmekten nefret ediyorum!

Duella dedi ki...

wuth, icinde bar olan yeni bir kuafor buldum! bana 'sex on the beach' yaptılar. han'a da 2 adım.
bundan sonra bence hep birlikte orada bulusalim. acılarımızı içerek unutalım! :)

Wuthering dedi ki...

bekle beni duellaaaaa!! :)) kosarak geliyoruummmm :)

Hafiye dedi ki...

Bana hiç bahsetmedin bundan. Gıcık olurum bak.